Uzay araştırmalarında kişisel bilgisayarların kullanılmasına imkan veren küresel bir proje geçtiğimiz yıl başlatılmış ve binlerce insan gönüllü olarak bilgisayarlarına yazılım yüklemişti. Proje şimdiye kadar ki en önemli sonucunu verdi ve çok ender görülen bir yıldıza ulaşıldı.
Pulsar'ın bulunmasına Einstein@Home (Evdeki Einstein) projesine katılan üç kişi ön ayak oldu. Bu kişiler, ABD'nin Iowa eyaletinde bilişim teknolojisi alanında çalışan Chris ve Helen Colvin çifti ile Almanya'nın Mainz kentinden bilgisayarlı müzik alanında çalışan sistem analisti Daniel Gebhardt.
Bilimadamları, Dünya'dan 17 bin ışık yılı uzaktaki pulsarın evrenin temel fizik kurallarını çözmekte yararlı olacağını belirtiyor. Atarca da denilen pulsarlar, içinde bulundukları nebulaların çekirdeği olan ve düzenli şekilde uzaya radyo dalgaları gönderen nötron yıldızları. Bu nedenle pulsarlar, yanıp sönen bir deniz feneri gibi görünüyor.
Dev bir yıldız patladığında oluşan pulsarın "düzensiz ikili pulsar" denilen ve çok ender görülen bir yapıda olduğu belirtiliyor.
SANİYEDE 41 DÖNÜŞ
PSR J2007+2722 adı verilen yeni pulsar, genelde süpernova denen yıldız patlamalarından sonra oluşan türden; hızla dönen bir nötron yıldızı olarak tanımlanıyor. İon pulsarı saniyede 41 kez dönüyor ve benzerlerinin aksine, alışılmadık düzeyde düşük bir manyetik alan yaratıyor.
ABD'deki Cornell Üniversitesi'nin astronomi profesörlerinden Jim Cordes, bu nesnenin bir zamanlar yanınıda ikinci bir yıldız daha olduğunu ama bu yıldız patlayınca, geride kalan kütleyi serbest bıraktığını, bu nedenle de ikili bir pulsar olarak adlandırıldığını söyledi. Cordes "Bu konuda başka ne öğrenirsek öğrenelim, bu pulsarın nötron yıldızları ve ulaşımı konusunda son derece ilginç bilgiler vereceği kesin" dedi.
KULLANICI FARKETMİYOR BİLE
Bilimadamları bilgisayarlardaki işlemcileri kullanarak dev boyutlarda bir veri tabanını inceleyebiliyor. Bu şekilde atıl işletim kapasitesinin birbirine eklenmesiyle çok miktardaki veri, çok daha kısa zamanda taranıyor.
Sistemde bilgisayar çalışırken, atıl olan kapasite geri planda araştırma için kullanıldığından, kullanıcı bir şey farketmiyor. Ancak her bilgisayara bir kimlik numarası verildiğinden, bir keşif yapıldığında buna kimin bilgisayarının katkıda bulunduğu belirlenebiliyor.
Colvinlerle Gebhardt da bilgisayarlarının Haziran ayında yaptığı keşif konusunda geçtiğimiz günlerde bilgilendirildi. Süperbilgisayarlara başvurmaktan çok daha ucuz ve verimli bulunan "dağınık işletim" sistemi ile yürütülen projeye 250 bin kişi bilgisayarları ile destek veriyor.
Sisteme destek verenlerin bilgisayarına yüklenen bir 'ekran koruyucu', gökyüzünün neresiyle ilgili verilerin taranmakta olduğunu kullanıcılara gösteriyor.
Einstein@Home girişimi başta uzay-zaman sistemindeki bükülmeleri incelemek üzere oluşturuldu. Oluşturulan ağın üçte biri sadece ABD'nin Porto Rico'daki Arecibo Rasathanesi'nden alınan verileri tarıyor. Elde edilen bilgiler Cornell Üniversitesi, Hannover'deki Albert Einstein Enstitüsü ve ABD'nin Wisconsin-Milwaukee Üniversitesi'ndeki uzmanlara iletiliyor.
YENİ YILDIZ SİSTEMLERİ DE BULUNDU
Projenin yöneticisi Bruce Allen, pulsarın keşfinden bu yana proje sayesinde yeni bir ikiz yıldızlı sistem bulduklarını ancak bu konuda daha fazla ayrıntı edindikten sonra açıklama yapacaklarını söyledi. Bu keşfi de Rusya ve İngiltere'deki bilgisayarların yaptığı belirtiliyor.
Kişisel bilgisayarların birbirine bağlandığı 'dağınık işletim' sistemleri bu gibi projelerde son yıllarda sıkça kullanılıyor. Örneğin üç yıl önce de bilimadamları internet kullanıcılarından yeni galaksiler belirlemekte yardım almak üzere Galaxy Zoo (Galaksi Hayvanat Bahçesi) adlı bir proje başlatmıştı.
ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ağustos 2010 Pazar
EVDEKİ BİLGİSAYAR YILDIZ BULDU!
4 Mayıs 2010 Salı
Parasız,Alışverişsiz ve Çöpsüz hayat mümkün...

Bir yıl boyunca alışveriş yapmadan, çöp üretmeden ya da para harcamadan yaşayabilir misiniz? Onlar başardı, tabii ağır bedellerle...Hangimiz yaşam şeklimizi değiştirmeye hazırız?
Alışkanlıklarımızdan vazgeçebilir miyiz? İşte size üç hikaye...
Çoğumuz için "imkansız, mümkün değil"ler bu üç hikayede "gerçek" oldu...
İlk ailemizin hikayesi alışverişle ilgili.
1 YIL ALIŞVERİŞ YAPMADILAR
Alışkanlıklarımızdan vazgeçebilir miyiz? İşte size üç hikaye...
Çoğumuz için "imkansız, mümkün değil"ler bu üç hikayede "gerçek" oldu...
İlk ailemizin hikayesi alışverişle ilgili.
1 YIL ALIŞVERİŞ YAPMADILAR
4 kişilik Hawtorne ailesinin üyeleri bir yıl boyunca alışveriş yapmadan yaşamaya karar verdi.
Sebze meyvelerini arka bahçelerinde yetiştirecekler, elde ettikleri ürünlerin fazlası ile de takas yapacaklardı.
Büyük bir şehirde yaşamadıkları için hayvan besleme şansları da vardı. Tavuklardan aldıkları yumurtaları reçellerle takas ettiler.
Bu şekilde bir yıl geçirmeyi başardılar. Bir yılın sonunda ise "Bundan sonra süpermarketlerden alışveriş yapmak gibi bir niyetimiz yok. Bu sayede hem ahlaki olarak kendimizi iyi hissediyoruz, hem iyi besleniyoruz hem de haftada 177 dolar biriktiriyoruz" dediler.
1 YIL ÇÖP BİRİKTİRMEDİLER
Sebze meyvelerini arka bahçelerinde yetiştirecekler, elde ettikleri ürünlerin fazlası ile de takas yapacaklardı.
Büyük bir şehirde yaşamadıkları için hayvan besleme şansları da vardı. Tavuklardan aldıkları yumurtaları reçellerle takas ettiler.
Bu şekilde bir yıl geçirmeyi başardılar. Bir yılın sonunda ise "Bundan sonra süpermarketlerden alışveriş yapmak gibi bir niyetimiz yok. Bu sayede hem ahlaki olarak kendimizi iyi hissediyoruz, hem iyi besleniyoruz hem de haftada 177 dolar biriktiriyoruz" dediler.
1 YIL ÇÖP BİRİKTİRMEDİLER
İkinci ailenin hikayesi bir trajediyle başladı. 3 kişilik Green ailesinin üyeleri plastik çöpleri yiyen hayvanların başlarına gelenleri bir programda seyretti ve çöp üretmemeye karar verdiler.
Evlerinden çıkan çöpü mümkün olduğunca geri dönüşüm ve geri kullanım yoluyla azaltmak için hedefler belirlediler. Bu hedefleri 2008 yılı için "ürettikleri çöp miktarını azaltmak", 2009 yılı için "haftada bir kez çöp dökmek", 2010 yılı için ise "sıfır çöp" noktasına gelebilmekti.
Bu yüzden de alışveriş sırasında sadece geri dönüştürülen malzemelerle paketlenmiş ürünleri satın aldılar. Bu sayede ambalaj paketleri çöpe değil, geri dönüşüm kutularına gidiyor.
Artan yiyecek artıklarını ise kompost yöntemi ile gübreye dönüştürdüler.
Alış veriş sırasında aldıkları her ürüne dikkat ettiler, "Bunu geri dönüştürmek mümkün mü?" diye sormadan herhangi bir ürün satın almadılar.
"Geri dönüşüm, geri kazanım ve tekrar kullanım" terimleri hayatlarının ayrılmaz bir parçası oldu. Kullanmadıklarını çöpe atmak yerine ihtiyacı olanlarla paylaştılar...
Tüm yaşadıklarını ise http://www.myzerowaste.com/ adlı internet sayfasında paylaşıyorlar. Sitede meyve sebze ve yemek artıklarının kompost yöntemi ile nasıl gübreye dönüştürülebileceğinden, paket kağıtlarının yeniden kullanımına kadar sayısız ipuçları var.
Buna ek olarak evlerine bir güneş paneli yerleştirdiler. 2010 hedefleri ise büyük.
Bu yılı "çöp" üretmeden geçirmeyi hedefliyorlar.
1 YIL PARA HARCAMADI

Üçüncü hikaye ise tek başına yaşayan genç bir kadına ait. Katherine Hibbert, bir yıl boyunca hiç para kullanmadan yaşamayı başardı. Bir yılın sonunda da yaşadıklarını anlatan bir kitap yazdı.
Hibbert, hiç para kullanmadan geçirdiği bu bir yıl boyunca bir "işgalci" gibi yaşadı. İşsiz kalınca kirasını ödeyemeyecek duruma gelen Hibbert, İngiltere'de boş evleri ve binaları işgal eden gruplara katılmaya karar verdi. İlk günleri zor geçti. Ancak zamanla yeni hayatına alıştı. Artık kalacak yer için para ödemeye ihtiyacı yoktu.
Geriye bir tek yiyecek bulma kalıyordu. Hibbert, bir süre sonra atılan yiyeceklerle beslenmeyi öğrendi.
Hatta, insanların kullanmayıp dışarı bıraktıkları eşyaları toplayarak kendine az da olsa gelir sağlayacak iş edindi.
ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EVDEKİ BİLGİSAYAR YILDIZ BULDU!
Uzay araştırmalarında kişisel bilgisayarların kullanılmasına imkan veren küresel bir proje geçtiğimiz yıl başlatılmış ve binlerce insan gönüllü olarak bilgisayarlarına yazılım yüklemişti. Proje şimdiye kadar ki en önemli sonucunu verdi ve çok ender görülen bir yıldıza ulaşıldı.
Pulsar'ın bulunmasına Einstein@Home (Evdeki Einstein) projesine katılan üç kişi ön ayak oldu. Bu kişiler, ABD'nin Iowa eyaletinde bilişim teknolojisi alanında çalışan Chris ve Helen Colvin çifti ile Almanya'nın Mainz kentinden bilgisayarlı müzik alanında çalışan sistem analisti Daniel Gebhardt.
Bilimadamları, Dünya'dan 17 bin ışık yılı uzaktaki pulsarın evrenin temel fizik kurallarını çözmekte yararlı olacağını belirtiyor. Atarca da denilen pulsarlar, içinde bulundukları nebulaların çekirdeği olan ve düzenli şekilde uzaya radyo dalgaları gönderen nötron yıldızları. Bu nedenle pulsarlar, yanıp sönen bir deniz feneri gibi görünüyor.
Dev bir yıldız patladığında oluşan pulsarın "düzensiz ikili pulsar" denilen ve çok ender görülen bir yapıda olduğu belirtiliyor.
SANİYEDE 41 DÖNÜŞ
PSR J2007+2722 adı verilen yeni pulsar, genelde süpernova denen yıldız patlamalarından sonra oluşan türden; hızla dönen bir nötron yıldızı olarak tanımlanıyor. İon pulsarı saniyede 41 kez dönüyor ve benzerlerinin aksine, alışılmadık düzeyde düşük bir manyetik alan yaratıyor.
ABD'deki Cornell Üniversitesi'nin astronomi profesörlerinden Jim Cordes, bu nesnenin bir zamanlar yanınıda ikinci bir yıldız daha olduğunu ama bu yıldız patlayınca, geride kalan kütleyi serbest bıraktığını, bu nedenle de ikili bir pulsar olarak adlandırıldığını söyledi. Cordes "Bu konuda başka ne öğrenirsek öğrenelim, bu pulsarın nötron yıldızları ve ulaşımı konusunda son derece ilginç bilgiler vereceği kesin" dedi.
KULLANICI FARKETMİYOR BİLE
Bilimadamları bilgisayarlardaki işlemcileri kullanarak dev boyutlarda bir veri tabanını inceleyebiliyor. Bu şekilde atıl işletim kapasitesinin birbirine eklenmesiyle çok miktardaki veri, çok daha kısa zamanda taranıyor.
Sistemde bilgisayar çalışırken, atıl olan kapasite geri planda araştırma için kullanıldığından, kullanıcı bir şey farketmiyor. Ancak her bilgisayara bir kimlik numarası verildiğinden, bir keşif yapıldığında buna kimin bilgisayarının katkıda bulunduğu belirlenebiliyor.
Colvinlerle Gebhardt da bilgisayarlarının Haziran ayında yaptığı keşif konusunda geçtiğimiz günlerde bilgilendirildi. Süperbilgisayarlara başvurmaktan çok daha ucuz ve verimli bulunan "dağınık işletim" sistemi ile yürütülen projeye 250 bin kişi bilgisayarları ile destek veriyor.
Sisteme destek verenlerin bilgisayarına yüklenen bir 'ekran koruyucu', gökyüzünün neresiyle ilgili verilerin taranmakta olduğunu kullanıcılara gösteriyor.
Einstein@Home girişimi başta uzay-zaman sistemindeki bükülmeleri incelemek üzere oluşturuldu. Oluşturulan ağın üçte biri sadece ABD'nin Porto Rico'daki Arecibo Rasathanesi'nden alınan verileri tarıyor. Elde edilen bilgiler Cornell Üniversitesi, Hannover'deki Albert Einstein Enstitüsü ve ABD'nin Wisconsin-Milwaukee Üniversitesi'ndeki uzmanlara iletiliyor.
YENİ YILDIZ SİSTEMLERİ DE BULUNDU
Projenin yöneticisi Bruce Allen, pulsarın keşfinden bu yana proje sayesinde yeni bir ikiz yıldızlı sistem bulduklarını ancak bu konuda daha fazla ayrıntı edindikten sonra açıklama yapacaklarını söyledi. Bu keşfi de Rusya ve İngiltere'deki bilgisayarların yaptığı belirtiliyor.
Kişisel bilgisayarların birbirine bağlandığı 'dağınık işletim' sistemleri bu gibi projelerde son yıllarda sıkça kullanılıyor. Örneğin üç yıl önce de bilimadamları internet kullanıcılarından yeni galaksiler belirlemekte yardım almak üzere Galaxy Zoo (Galaksi Hayvanat Bahçesi) adlı bir proje başlatmıştı.
Pulsar'ın bulunmasına Einstein@Home (Evdeki Einstein) projesine katılan üç kişi ön ayak oldu. Bu kişiler, ABD'nin Iowa eyaletinde bilişim teknolojisi alanında çalışan Chris ve Helen Colvin çifti ile Almanya'nın Mainz kentinden bilgisayarlı müzik alanında çalışan sistem analisti Daniel Gebhardt.
Bilimadamları, Dünya'dan 17 bin ışık yılı uzaktaki pulsarın evrenin temel fizik kurallarını çözmekte yararlı olacağını belirtiyor. Atarca da denilen pulsarlar, içinde bulundukları nebulaların çekirdeği olan ve düzenli şekilde uzaya radyo dalgaları gönderen nötron yıldızları. Bu nedenle pulsarlar, yanıp sönen bir deniz feneri gibi görünüyor.
Dev bir yıldız patladığında oluşan pulsarın "düzensiz ikili pulsar" denilen ve çok ender görülen bir yapıda olduğu belirtiliyor.
SANİYEDE 41 DÖNÜŞ
PSR J2007+2722 adı verilen yeni pulsar, genelde süpernova denen yıldız patlamalarından sonra oluşan türden; hızla dönen bir nötron yıldızı olarak tanımlanıyor. İon pulsarı saniyede 41 kez dönüyor ve benzerlerinin aksine, alışılmadık düzeyde düşük bir manyetik alan yaratıyor.
ABD'deki Cornell Üniversitesi'nin astronomi profesörlerinden Jim Cordes, bu nesnenin bir zamanlar yanınıda ikinci bir yıldız daha olduğunu ama bu yıldız patlayınca, geride kalan kütleyi serbest bıraktığını, bu nedenle de ikili bir pulsar olarak adlandırıldığını söyledi. Cordes "Bu konuda başka ne öğrenirsek öğrenelim, bu pulsarın nötron yıldızları ve ulaşımı konusunda son derece ilginç bilgiler vereceği kesin" dedi.
KULLANICI FARKETMİYOR BİLE
Bilimadamları bilgisayarlardaki işlemcileri kullanarak dev boyutlarda bir veri tabanını inceleyebiliyor. Bu şekilde atıl işletim kapasitesinin birbirine eklenmesiyle çok miktardaki veri, çok daha kısa zamanda taranıyor.
Sistemde bilgisayar çalışırken, atıl olan kapasite geri planda araştırma için kullanıldığından, kullanıcı bir şey farketmiyor. Ancak her bilgisayara bir kimlik numarası verildiğinden, bir keşif yapıldığında buna kimin bilgisayarının katkıda bulunduğu belirlenebiliyor.
Colvinlerle Gebhardt da bilgisayarlarının Haziran ayında yaptığı keşif konusunda geçtiğimiz günlerde bilgilendirildi. Süperbilgisayarlara başvurmaktan çok daha ucuz ve verimli bulunan "dağınık işletim" sistemi ile yürütülen projeye 250 bin kişi bilgisayarları ile destek veriyor.
Sisteme destek verenlerin bilgisayarına yüklenen bir 'ekran koruyucu', gökyüzünün neresiyle ilgili verilerin taranmakta olduğunu kullanıcılara gösteriyor.
Einstein@Home girişimi başta uzay-zaman sistemindeki bükülmeleri incelemek üzere oluşturuldu. Oluşturulan ağın üçte biri sadece ABD'nin Porto Rico'daki Arecibo Rasathanesi'nden alınan verileri tarıyor. Elde edilen bilgiler Cornell Üniversitesi, Hannover'deki Albert Einstein Enstitüsü ve ABD'nin Wisconsin-Milwaukee Üniversitesi'ndeki uzmanlara iletiliyor.
YENİ YILDIZ SİSTEMLERİ DE BULUNDU
Projenin yöneticisi Bruce Allen, pulsarın keşfinden bu yana proje sayesinde yeni bir ikiz yıldızlı sistem bulduklarını ancak bu konuda daha fazla ayrıntı edindikten sonra açıklama yapacaklarını söyledi. Bu keşfi de Rusya ve İngiltere'deki bilgisayarların yaptığı belirtiliyor.
Kişisel bilgisayarların birbirine bağlandığı 'dağınık işletim' sistemleri bu gibi projelerde son yıllarda sıkça kullanılıyor. Örneğin üç yıl önce de bilimadamları internet kullanıcılarından yeni galaksiler belirlemekte yardım almak üzere Galaxy Zoo (Galaksi Hayvanat Bahçesi) adlı bir proje başlatmıştı.
Parasız,Alışverişsiz ve Çöpsüz hayat mümkün...

Bir yıl boyunca alışveriş yapmadan, çöp üretmeden ya da para harcamadan yaşayabilir misiniz? Onlar başardı, tabii ağır bedellerle...Hangimiz yaşam şeklimizi değiştirmeye hazırız?
Alışkanlıklarımızdan vazgeçebilir miyiz? İşte size üç hikaye...
Çoğumuz için "imkansız, mümkün değil"ler bu üç hikayede "gerçek" oldu...
İlk ailemizin hikayesi alışverişle ilgili.
1 YIL ALIŞVERİŞ YAPMADILAR
Alışkanlıklarımızdan vazgeçebilir miyiz? İşte size üç hikaye...
Çoğumuz için "imkansız, mümkün değil"ler bu üç hikayede "gerçek" oldu...
İlk ailemizin hikayesi alışverişle ilgili.
1 YIL ALIŞVERİŞ YAPMADILAR
4 kişilik Hawtorne ailesinin üyeleri bir yıl boyunca alışveriş yapmadan yaşamaya karar verdi.
Sebze meyvelerini arka bahçelerinde yetiştirecekler, elde ettikleri ürünlerin fazlası ile de takas yapacaklardı.
Büyük bir şehirde yaşamadıkları için hayvan besleme şansları da vardı. Tavuklardan aldıkları yumurtaları reçellerle takas ettiler.
Bu şekilde bir yıl geçirmeyi başardılar. Bir yılın sonunda ise "Bundan sonra süpermarketlerden alışveriş yapmak gibi bir niyetimiz yok. Bu sayede hem ahlaki olarak kendimizi iyi hissediyoruz, hem iyi besleniyoruz hem de haftada 177 dolar biriktiriyoruz" dediler.
1 YIL ÇÖP BİRİKTİRMEDİLER
Sebze meyvelerini arka bahçelerinde yetiştirecekler, elde ettikleri ürünlerin fazlası ile de takas yapacaklardı.
Büyük bir şehirde yaşamadıkları için hayvan besleme şansları da vardı. Tavuklardan aldıkları yumurtaları reçellerle takas ettiler.
Bu şekilde bir yıl geçirmeyi başardılar. Bir yılın sonunda ise "Bundan sonra süpermarketlerden alışveriş yapmak gibi bir niyetimiz yok. Bu sayede hem ahlaki olarak kendimizi iyi hissediyoruz, hem iyi besleniyoruz hem de haftada 177 dolar biriktiriyoruz" dediler.
1 YIL ÇÖP BİRİKTİRMEDİLER
İkinci ailenin hikayesi bir trajediyle başladı. 3 kişilik Green ailesinin üyeleri plastik çöpleri yiyen hayvanların başlarına gelenleri bir programda seyretti ve çöp üretmemeye karar verdiler.
Evlerinden çıkan çöpü mümkün olduğunca geri dönüşüm ve geri kullanım yoluyla azaltmak için hedefler belirlediler. Bu hedefleri 2008 yılı için "ürettikleri çöp miktarını azaltmak", 2009 yılı için "haftada bir kez çöp dökmek", 2010 yılı için ise "sıfır çöp" noktasına gelebilmekti.
Bu yüzden de alışveriş sırasında sadece geri dönüştürülen malzemelerle paketlenmiş ürünleri satın aldılar. Bu sayede ambalaj paketleri çöpe değil, geri dönüşüm kutularına gidiyor.
Artan yiyecek artıklarını ise kompost yöntemi ile gübreye dönüştürdüler.
Alış veriş sırasında aldıkları her ürüne dikkat ettiler, "Bunu geri dönüştürmek mümkün mü?" diye sormadan herhangi bir ürün satın almadılar.
"Geri dönüşüm, geri kazanım ve tekrar kullanım" terimleri hayatlarının ayrılmaz bir parçası oldu. Kullanmadıklarını çöpe atmak yerine ihtiyacı olanlarla paylaştılar...
Tüm yaşadıklarını ise http://www.myzerowaste.com/ adlı internet sayfasında paylaşıyorlar. Sitede meyve sebze ve yemek artıklarının kompost yöntemi ile nasıl gübreye dönüştürülebileceğinden, paket kağıtlarının yeniden kullanımına kadar sayısız ipuçları var.
Buna ek olarak evlerine bir güneş paneli yerleştirdiler. 2010 hedefleri ise büyük.
Bu yılı "çöp" üretmeden geçirmeyi hedefliyorlar.
1 YIL PARA HARCAMADI

Üçüncü hikaye ise tek başına yaşayan genç bir kadına ait. Katherine Hibbert, bir yıl boyunca hiç para kullanmadan yaşamayı başardı. Bir yılın sonunda da yaşadıklarını anlatan bir kitap yazdı.
Hibbert, hiç para kullanmadan geçirdiği bu bir yıl boyunca bir "işgalci" gibi yaşadı. İşsiz kalınca kirasını ödeyemeyecek duruma gelen Hibbert, İngiltere'de boş evleri ve binaları işgal eden gruplara katılmaya karar verdi. İlk günleri zor geçti. Ancak zamanla yeni hayatına alıştı. Artık kalacak yer için para ödemeye ihtiyacı yoktu.
Geriye bir tek yiyecek bulma kalıyordu. Hibbert, bir süre sonra atılan yiyeceklerle beslenmeyi öğrendi.
Hatta, insanların kullanmayıp dışarı bıraktıkları eşyaları toplayarak kendine az da olsa gelir sağlayacak iş edindi.
Facebook
RSS