Endonezya afet bölgesi oldu | |
Endonezya'da dün gece meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremin ardından oluşan tsunamide 108 kişinin öldüğü, en az 500 kişinin de kaybolduğu bildirildi. Deprem, ülkenin güneyindeki Merapi Yanardağı’nı da tetikledi. Dört yıllık aradan sonra tekrar faaliyete geçen yanardağdan çıkan kızgın küller 20 kişiyi yaraladı. Sumatra adası açıklarındaki deprem sonrası oluşan tsunamide dev dalgaların üç metreyi aşarak, Pagai ve Silabu sahil köylerindeki yüzlerce evi yıktığı belirtildi. Yerel bir televizyon kanalına konuşan Endonezyalı bir yetkili, Mentawai ada zincirinde bulunan köylerde şu ana kadar 108 kişinin cesedine ulaşıldığını söyledi. Bölgede çoğu kadın ve çocuk en az 500 kişi ise halen kayıp. Depremden en fazla etkilenen Mentawai adalarında yerel yönetimin üst düzey yetkilisi Hendri Dori Satoko da Metro TV'ye yaptığı açıklamada, deprem ve tsunamiden sonra kaybolduğu belirtilen kişilerin yüksek yerlere çıkmış olabileceğini söyledi. Avustralya Dış İlişkiler ve Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da 8 ila 10 kişi taşıyan bir turist teknesinden depremden bu yana haber alınamadığı belirtildi. Sık sık depremin vurduğu ülkede, Sumatra adası açıklarında 2004 yılında meydana gelen çok şiddetli depremin ardından oluşan tsunami felaketinde 200 binden fazla kişi ölmüştü. YANARDAĞ PATLADI Dün gece meydana gelen depremin ardından Endonezya'nın Java adasında bulunan Merapi Yanardağı da faaliyete geçti. Yanardağdan çıkan kızgın küller, en az 20 kişinin yaralanmasına neden oldu. Endonezya'daki volkanları izleyen bir volkan bilimci, yanardağın duman ve kül püskürttüğünü, üç patlama duyduklarını ve küllerin 1.5 kilometre yüksekliğe kadar çıktığını belirtti. Bölgede yanardağın patlama tehlikesine karşı en yüksek seviyede alarm verilmiş, binlerce kişi tahliye edilmişti. Merapi Yanardağı en son 2006 yılında patlamış, 2 kişi ölmüştü. 1994’te meydana gelen patlamada ise 60 kişi hayatını kaybetmişti. Endonezya’da 129’dan fazla aktif volkan var. |
26 Ekim 2010 Salı
ENDONEZYA'DA DEPREM OLDU VE GERİSİ....
9 Ağustos 2010 Pazartesi
TELEPATİ VE 6. HİS
Telepati sözcüğü, eski Yunanca’daki "tele" (uzak) ve "pati" (duygu) terimlerinden geliyor. Ünlü psikiyatrist Sigmund Freud’a göre, telepati baskılanmış eski bir özellik ve ancak belirli koşullarda ortaya çıkıyor.
İlkel canlılarda telepatinin tehlikelerden korunmak için gerekli bir mekanizma olduğu düşünülüyor. Bazı durumlarda kişilerin algılama özelliklerinde değişiklik olabiliyor.
Örneğin, bir yakınını kazada, savaştaya da hastalıktan kaybetmiş kişiler bazı olayları ya da tehlikeleri önceden hissedebiliyorlar. Beyinde anlık bir düşünce ya da imaj olarak ortaya çıkan bu durum, kişinin günlük programını ya da önemli kararlarını bile etkileyebiliyor. Telepati, kişinin duygusal durumuyla yakından ilgili. Bu tür özellikler genellikler kadınlarda bulunuyor. Bunun nedeni, belki de kadınların davranış ve düşüncelerinin, erkeklere kıyasla duygusal temellere daha çok dayanması. Aile bireyleri, birbirini çok seven aşıklar ya da ikizler arasında da telepatik iletişimler kurulabiliyor.
Modern bilim, telepatinin mekanizmasını tam olarak açıklayabilmiş değil. Bu olgu, kimi kuramlara göre insanın iç dünyasında yayılan bazı ses dalgalarının öteki kişi tarafından algılanması. Bazı kuramlara göreyse bizden yayılan manyetik dalgalara bağlı. Sonuç olarak telepati, beyinden yayılan dalgalarla ilgili görünüyor.
Bilimsel temelleri şimdilik tam açıklanamamış olsa da, hiçbir enformasyonun olmadığı ve beynin evrimleşmesinin daha ilk zamanlarında insanın kendini savunması için belki de en önemli duyulardan biriydi. Kullanılmayan özelliklerin zayıflaması ya da kaybolması kuralına uygun olarak, telepati de bazı duyular gibi zayıfladı ve kayboldu. Yakın bir gelecekte bilimsel temellerinin ortaya konulabileceği düşünülüyor. Belki de beynin diğer duyulardan bağımsız bir haberleşme sistemi mevcut olabilir. Diğer insanların beyninden yayılan bazı dalgaların bu merkez tarafından algılanması, telepatinin temeli olabilir. Bu merkez yalnızca insan beyninden yayılan elektriksel dalgaları değil, çeşitli doğa olaylarının meydana getirdiği elektromanyetik enerji dalgalarını da algılıyor olabilir. Volkan patlaması, deprem gibi bazı doğa olayları çok kısa süre önceden belli olabiliyor. Deprem öncesi, altıncı hissi insanlardan daha kuvvetli olduğu düşünülen birçok hayvanda meydana gelen huzursuzluk, olasılıkla deprem öncesinde yayılan bazı sinyallerin, hayvanlar tarafından algılanmasına bağlı. Doğadan yayılan bu tür sinyallerin beyinde algılandığı bir merkezse henüz gösterilebilmiş değil.Beyindeki birçok bölgenin işlevinin daha aydınlatılamamış olduğu düşünülecek olursa, telepati ve altıncı histen sorumlu, olasılıkla çok az gelişmiş ya da tam aksine çok karmaşık olan bir merkezin bulunması, daha uzun bir süre alacağa benziyor.
ENDONEZYA'DA DEPREM OLDU VE GERİSİ....
Endonezya afet bölgesi oldu | |
Endonezya'da dün gece meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremin ardından oluşan tsunamide 108 kişinin öldüğü, en az 500 kişinin de kaybolduğu bildirildi. Deprem, ülkenin güneyindeki Merapi Yanardağı’nı da tetikledi. Dört yıllık aradan sonra tekrar faaliyete geçen yanardağdan çıkan kızgın küller 20 kişiyi yaraladı. Sumatra adası açıklarındaki deprem sonrası oluşan tsunamide dev dalgaların üç metreyi aşarak, Pagai ve Silabu sahil köylerindeki yüzlerce evi yıktığı belirtildi. Yerel bir televizyon kanalına konuşan Endonezyalı bir yetkili, Mentawai ada zincirinde bulunan köylerde şu ana kadar 108 kişinin cesedine ulaşıldığını söyledi. Bölgede çoğu kadın ve çocuk en az 500 kişi ise halen kayıp. Depremden en fazla etkilenen Mentawai adalarında yerel yönetimin üst düzey yetkilisi Hendri Dori Satoko da Metro TV'ye yaptığı açıklamada, deprem ve tsunamiden sonra kaybolduğu belirtilen kişilerin yüksek yerlere çıkmış olabileceğini söyledi. Avustralya Dış İlişkiler ve Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da 8 ila 10 kişi taşıyan bir turist teknesinden depremden bu yana haber alınamadığı belirtildi. Sık sık depremin vurduğu ülkede, Sumatra adası açıklarında 2004 yılında meydana gelen çok şiddetli depremin ardından oluşan tsunami felaketinde 200 binden fazla kişi ölmüştü. YANARDAĞ PATLADI Dün gece meydana gelen depremin ardından Endonezya'nın Java adasında bulunan Merapi Yanardağı da faaliyete geçti. Yanardağdan çıkan kızgın küller, en az 20 kişinin yaralanmasına neden oldu. Endonezya'daki volkanları izleyen bir volkan bilimci, yanardağın duman ve kül püskürttüğünü, üç patlama duyduklarını ve küllerin 1.5 kilometre yüksekliğe kadar çıktığını belirtti. Bölgede yanardağın patlama tehlikesine karşı en yüksek seviyede alarm verilmiş, binlerce kişi tahliye edilmişti. Merapi Yanardağı en son 2006 yılında patlamış, 2 kişi ölmüştü. 1994’te meydana gelen patlamada ise 60 kişi hayatını kaybetmişti. Endonezya’da 129’dan fazla aktif volkan var. |
TELEPATİ VE 6. HİS
Düşüncelerin, duyguların yazı ya da söz olmaksızın beyinler arasında gidip gelmesine "telepati" deniliyor. Telepati bir tür duyular ötesi hissetme. Telepati özelliği yalnızca düşüncelerin ve duyguların aktarılması değil, çeşitli olayların önceden hissedilmesini de kapsıyor. İşitme, görme, dokunma, koklama ve tat alma gibi 5 duyuya ek olarak, altıncı bir duyu kabul edilen bu özellik, zaman içerisinde körelmiş olabilir. İlkel canlılardaki koklama duyusunun sonradan insanlarda azalması gibi.
Telepati sözcüğü, eski Yunanca’daki "tele" (uzak) ve "pati" (duygu) terimlerinden geliyor. Ünlü psikiyatrist Sigmund Freud’a göre, telepati baskılanmış eski bir özellik ve ancak belirli koşullarda ortaya çıkıyor.
İlkel canlılarda telepatinin tehlikelerden korunmak için gerekli bir mekanizma olduğu düşünülüyor. Bazı durumlarda kişilerin algılama özelliklerinde değişiklik olabiliyor.
Örneğin, bir yakınını kazada, savaştaya da hastalıktan kaybetmiş kişiler bazı olayları ya da tehlikeleri önceden hissedebiliyorlar. Beyinde anlık bir düşünce ya da imaj olarak ortaya çıkan bu durum, kişinin günlük programını ya da önemli kararlarını bile etkileyebiliyor. Telepati, kişinin duygusal durumuyla yakından ilgili. Bu tür özellikler genellikler kadınlarda bulunuyor. Bunun nedeni, belki de kadınların davranış ve düşüncelerinin, erkeklere kıyasla duygusal temellere daha çok dayanması. Aile bireyleri, birbirini çok seven aşıklar ya da ikizler arasında da telepatik iletişimler kurulabiliyor.
Modern bilim, telepatinin mekanizmasını tam olarak açıklayabilmiş değil. Bu olgu, kimi kuramlara göre insanın iç dünyasında yayılan bazı ses dalgalarının öteki kişi tarafından algılanması. Bazı kuramlara göreyse bizden yayılan manyetik dalgalara bağlı. Sonuç olarak telepati, beyinden yayılan dalgalarla ilgili görünüyor.
Bilimsel temelleri şimdilik tam açıklanamamış olsa da, hiçbir enformasyonun olmadığı ve beynin evrimleşmesinin daha ilk zamanlarında insanın kendini savunması için belki de en önemli duyulardan biriydi. Kullanılmayan özelliklerin zayıflaması ya da kaybolması kuralına uygun olarak, telepati de bazı duyular gibi zayıfladı ve kayboldu. Yakın bir gelecekte bilimsel temellerinin ortaya konulabileceği düşünülüyor. Belki de beynin diğer duyulardan bağımsız bir haberleşme sistemi mevcut olabilir. Diğer insanların beyninden yayılan bazı dalgaların bu merkez tarafından algılanması, telepatinin temeli olabilir. Bu merkez yalnızca insan beyninden yayılan elektriksel dalgaları değil, çeşitli doğa olaylarının meydana getirdiği elektromanyetik enerji dalgalarını da algılıyor olabilir. Volkan patlaması, deprem gibi bazı doğa olayları çok kısa süre önceden belli olabiliyor. Deprem öncesi, altıncı hissi insanlardan daha kuvvetli olduğu düşünülen birçok hayvanda meydana gelen huzursuzluk, olasılıkla deprem öncesinde yayılan bazı sinyallerin, hayvanlar tarafından algılanmasına bağlı. Doğadan yayılan bu tür sinyallerin beyinde algılandığı bir merkezse henüz gösterilebilmiş değil.Beyindeki birçok bölgenin işlevinin daha aydınlatılamamış olduğu düşünülecek olursa, telepati ve altıncı histen sorumlu, olasılıkla çok az gelişmiş ya da tam aksine çok karmaşık olan bir merkezin bulunması, daha uzun bir süre alacağa benziyor.
Facebook
RSS